“enerji” için 8.557 patent ve faydalı model kaydı bulundu. Başvuru yapmak istiyor musunuz?
Sayfa 62/343Endüstri 4.0?ın yaygınlaşmasıyla birlikte Dijital İkiz birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. İlk olarak 2000?li yılların başında Dr. Michael Grieves tarafından NASA?da uzay araçlarının bakım ve onarımında kullanılan Dijital İkiz teknolojisi, bugün birçok sektörde faydalar üretmektedir. Dijital İkiz, fiziksel sistemlerin sanal simülasyonunu temsil ederek, ürün tasarımı ve geliştirme, üretim, işletme ve bakım, eğitim ve dijital ortamda simülasyon gibi alanlarda gerçek zamanlı tahmin ve optimizasyon sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda önümüzdeki yıllarda ülkemizde ve dünyada çok fazla yatırım görmesi beklenen güneş enerjisi sistemlerinde Dijital İkiz teknolojisinin kullanımına ilişkin pek fazla çalışmaya rastlanmamıştır. Özellikle yüksek çözünürlüklü anlık fotoğraf çekiminden işlevsel dijital ikize giden bir yöntem henüz geliştirilememiştir. Bu noktada yenilenebilir, kolay ulaşılabilir ve temiz enerji kaynağı olan güneş enerjisi sistemlerinin temel taşları olan fotovoltaik panellerin dijital ikizlerinin yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yardımıyla oluşturulması; Güneş enerjisinden elektrik üretme süreci; operasyonel, verimlilik, maliyet, erişilebilirlik, atık azaltma, sorunları öngörme ve hatta eğitim gibi pek çok alanda faydalar sağlayabilir. TR 2024 019224 A2
Bu proje, deprem izolasyon sistemlerinde yenilikçi malzeme ve tasarım çözümleriyle maliyet etkinliği, yüksek performans ve kolay uygulama sağlayan sismik izolasyon teknolojileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Modern malzemeler ve ileri tasarım teknikleri kullanılarak, yapıların depreme dayanıklılığını artıran, enerji emilimini optimize eden ve kurulumu kolaylaştıran sistemler tasarlanacaktır. Bu teknolojiler, endüstriyel yapılardan kritik altyapı tesislerine kadar geniş bir uygulama alanına sahip olacak şekilde uyarlanarak, depremlerde yapı güvenliğini artırırken maliyetleri düşürmeyi hedefleyecektir. Proje, sürdürülebilirlik ve inovasyonu birleştirerek yapı mühendisliğine katkı sağlayacaktır. TR 2024 019223 A2
Orman yangınları, yıkıcı etkileri ve çevresel zararları nedeniyle küresel bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle Türkiye, coğrafi konumu ve iklim koşulları nedeniyle orman yangını riski taşımaktadır. Yangının başlamasından itibaren ilk 10 dakikada tespit edilmesi noktasında yangın kolayca kontrol altına alınabilir, bu sebeple yangının erken tespit edilmesi büyük önem arz etmektedir. Buluşun ana amacı, orman yangınlarının başlamasından önce bu riski tespit etmesi ve buna uygun müdahale stratejileri oluşturup bunları bildirmesidir. Buluş, enerjisini solar paneller ile güneşten alan IoT tabanlı bir sensör modülüdür. Cihazlar biçimi bakımından kuş yuvası şeklinde tasarlanmış olup doğaya uyumlu olması amaçlanmıştır. Ormanın belirli seçilmiş noktalarına yerleştirilen bu cihazlar, bulundukları noktalardaki sıcaklık, nem, rüzgar ve yangına sebep olabilecek çeşitli gazlar gibi verileri analiz edip, oluşturulan algoritma ile bu verilerden bir "Yangın Riski" skoru oluşturmaktadır. Örneğin düşük nem ve yüksek sıcaklığın olduğu noktalarda yangın riski oluşabilir, buluşun bu riski önceden tespit etmesi amaçlanmıştır. Belirlenen yangın riski skorları, cihaza entegre çalışan, sesli asistan eklemeli mobil uygulama ile kullanıcıya sunulmaktadır. Bu yolla kullanıcı dostu bir sistem oluşturulması hedeflenmiştir. Bunlara ek olarak toplanan veriler ile yangının, büyüme hızı, yayılma hızı ve yayılma yönü gibi veriler ve bu verilerden yola çıkarak gereken müdahale stratejileri kullanıcıya yine mobil uygulama ile iletilmektedir. Bu şekilde eksik müdahalenin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Buluşa ait şuanda çalışan bir prototip bulunmakla beraber sensör menzili ve güç verimliliği gibi çeşitli testler uygulanmış, mobil uygulama entegrasyonu tamamlanmıştır. Buluşun hedef müşteri kitlesini, Orman Genel Müdürlükleri(B2G), yerel yönetimler(B2G), özel mülk sahipleri(B2C) ve çeşitli tesisler(B2B) oluşturmaktadır. Buluş, TÜBİTAK 2209A desteği, Teknopark Girişimcilik Maratonu derecesi ve çeşitli hızlandırma programlarında elde edilen başarılarla ticarileşme sürecinde sağlam adımlarla ilerlemektedir. Buluş, şuanda Bilişim Vadisi ön kuluçka programında olup TÜBİTAK BİGG programı için hazırlanma aşamasındadır. TR 2024 019219 A2
Bu proje, mitokondriyal DNA'nın (mtDNA) cinsiyet bazlı yaşam süresi üzerindeki etkilerini ve hücresel enerji verimliliği düzeylerini analiz eden yapay zeka destekli bir biyosensör sistemi geliştirmeyi hedeflemektedir. Biyosensörler, hücrelerdeki enerji üretim süreçlerini ve oksidatif stres seviyelerini tespit ederken, derin öğrenme algoritmaları bu verileri işleyerek mtDNA'daki genetik varyasyonların enerji verimliliği ve yaşam süresi üzerindeki etkilerini belirleyecektir. Sistem, gerçek zamanlı veri analizine olanak tanıyarak kişiselleştirilmiş sağlık ve performans değerlendirmesi sağlayacak, biyolojik yaşlanma süreçlerine yönelik içgörüler sunacaktır. Bu yenilikçi yaklaşım, biyomedikal araştırmalar ve bireysel sağlık yönetimi için sürdürülebilir çözümler geliştirilmesine katkıda bulunacaktır. TR 2024 019217 A2
Bu proje, araç kazalarında oluşan hasarları önlemek veya minimuma indirmek için, momentum korunumu prensiplerine dayalı elastik şekil değiştirme mekanizmaları ile yapay zeka destekli akıllı güvenlik sistemlerini birleştiren yenilikçi bir çözüm sunmaktadır. Çarpışma sırasında kinetik enerjiyi elastik yapılar aracılığıyla emen mekanizmalar, darbenin etkisini azaltarak yolcu güvenliğini artırır ve araç yapısındaki hasarı en aza indirir. Yapay zeka, sensörlerden gelen verileri gerçek zamanlı olarak analiz ederek çarpışma olasılıklarını öngörür ve uygun koruma önlemlerini devreye alır. Ayrıca, dinamik veri paylaşımı ve olasılıksal iletişim ağlarıyla araçlar arasında koordinasyon sağlanarak kazaların önlenmesine katkıda bulunulur. Bu sistem, çarpışmanın etkisini minimum düzeye indiren enerji emici mekanizmalar, yapay zeka tabanlı karar alma algoritmaları ve esnek güvenlik modülleri sayesinde hem yolcu güvenliğini artırır hem de araç onarım maliyetlerini düşürerek ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlar. Proje, araç güvenlik standartlarını yükseltmeyi ve ulaşım sektöründe çığır açan bir güvenlik altyapısı oluşturmayı hedeflemektedir. TR 2024 019211 A2
Bu buluş, elektrikli araçlarda yer alan araç bilgisayarı üzerinde yürütülen bir uygulama (3) veya kullanıcıların mobil cihazları üzerinde yürütülen bir uygulama (3) aracılığı ile kullanıcıların diğer uygulama (3) kullanıcıları ile enerji birimi cinsinden şarj puanı paylaşımı yapmasına imkan sağlayan bir sistem (1) ile ilgilidir. TR 2024 019208 A2
Bu buluş, samaryum tabanlı enerji üretim sistemini kullanarak kalp pili cihazlarının enerji kaynağını optimize eder. Karbon nanotüpler ile desteklenen bir kılıf, cihazın biyolojik uyumluluğunu artırırken, aynı zamanda enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarır. Bu buluş, samaryum- 147 izotopunun radyoaktif bozunmasından elde edilen enerji ile pil ömrünü uzatarak, kalp pili kullanımını daha uzun süreli ve güvenli hale getirir. Samaryum tabanlı enerji kaynağı, pilin ömrünü daha uzun süreye çıkararak cerrahi müdahale gereksinimini azaltır. Bu cihazın karbon nanotüp kılıfı, yüksek mekanik dayanıklılık, elektriksel iletkenlik ve biyolojik uyumluluk sağlar. Aynı zamanda gözenekli yapısı ve yüksek adsorpsiyon kapasitesi sayesinde samaryumun oluşturduğu radyoaktif yayılımı ışınım bariyerleri ve koruyucu kalkanlar ile kontrollü bir şekilde ortadan kaldırır. TR 2024 019200 A2
Buluş, deprem büyüklüğünü ölçmek için deprem dalgalarını sabit bir yapıda algılayarak 3 eksende hareketleri ölçebilecek şekilde tasarlanan elektromekanik sistemle ilgilidir. Sistem sabit platform (5) üzerinde bulunurken deprem dalgalarını hissederek moment küresini (2) deprem dalgaları yönünde hareket ettirerek sistemde dairesel şekilde konumlandırılmış yakınlık sensörlerine (1) olan uzaklığı ve salınım süreleri kayıt edilecektir, bu kayıtlara logaritmik işlemler uygulanarak depremin oluşturduğu enerjideki genliği ölçüp depremin büyüklüğünü belirtecek bir sistemdir. TR 2024 019199 A1
Bu buluş, geleneksel yollarla üretimi çok basamaklı, işçilik ve zaman gerektiren, birden fazla ısıtma soğutma adımları içerdiğinden enerji maliyeti ve dolayısıyla üretim maliyeti fazla olan Katı Oksit Yakıt Hücrelerini (KOYH), literatürde bulunmayan yenilikçi bir prosesle tek basamakta üretmek üzerine kurgulanmıştır. Bu buluş ile KOYH?ları, çevreye zararlı kimyasalların kullanımını minimize ederek zamandan, işçilikten, enerjiden, hammaddeden tasarrufla performanstan da ödün vermeden bilinenden daha düşük maliyette üretmek ve ticarileştirmek mümkündür. Tek bir KOYH temel olarak anot, elektrolit ve katot düzeninden oluşur. Tam bir KOYH, seramik elektroliti yoğunlaştırmak için 1500°C?lere varan yüksek sıcaklıklarda birlikte sinterlendiğinden, katotta ve anotta bu sıcaklılarda tane büyümesi meydana gelir ve katalitik aktivitelerinde önemli kayıplar olur. Anot ve katodun, ürün ve reaktanların kolaylıkla taşınabilmesi için gözenekli bir yapıya sahip olması elzem olmakla birlikte, elektrolitin yoğunlaşması için gereken yüksek sıcaklıklarda bu iki katmanın gereğinden fazla yoğunlaşması nedeniyle elektrot polarizasyon direncinin artmasından dolayı hücreden elde edilecek olan performans düşük kalır. Bu sebepten dolayı geleneksel yöntemlerle tek basamakta KOYH üretimi zordur. Bu buluş ile KOYH?lar, genellikle zor ve pahalı tekniklerle elde edilebilen 10 ?m gibi katman kalınlıklarında, tek bir üretim basamağında, basit, düşük maliyetli, yenilikçi, hızlı, seri ve ticarileştirilebilirliği yüksek bir süreçle üretilebilecektir. Ön bir soğuk sinterleme basamağının sürece dahil edilmesiyle, KOYH?ların son üretim sıcaklığı 250-300°C kadar düşeceğinden bahsedilen hataların önüne geçilmektedir. Buluştaki süreç ile, soğuk sinterleme prosesine entegre airbrush ile doğrudan kalıba aerosol depozisyon yöntemi sayesinde soğuk sinterleme prosesi süresince endüstriyel olarak ince kabul edilen ve genellikle zor ve pahalı tekniklerle elde edilen 10 ?m gibi katman kalınlıklarına ulaşılabilmektedir. KOYH?ları oluşturan bileşenlerin her birinin kalınlıkları, tam hücrenin güç performansı ve enerji verimliliği ile doğrudan ilişkilidir. Buluştaki süreçle elde edilen katman kalınlıkları yüksek performanslı KOYH?ların tek adımda üretilmesine olanak sağlarken bükülme, çarpılma gibi üretim hatalarını da azaltarak tüm sürece olumlu etki yapmaktadır. Bu buluş yüksek performanslı bir KOYH üretimi için birçok istemi karşılamaktadır. Dünyanın temiz ve verimli enerji arayışında olduğu ve yönünü yakıt hücrelerine çevirdiği bir çağda, soğuk sinterleme gibi yeni bir teknolojiyi kullanarak, ticarileşmeye hazır KOYH?ları basit bir proses tasarımıyla göz ardı edilemeyecek miktarda maliyet, enerji ve zaman tasarrufu ile üretmek önemli bir buluştur. Türkiye, hidrojen üretim kaynakları açısından zengin bir konumdadır. Gelecek yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilen, bu teknolojileri yaygınlaştırıp her alanda kullanabilenlerin elinde olacaktır. Bu buluşun da ana hedefi, günümüzün temiz, verimli enerji arayışına ışık tutmak, kara, deniz, hava, konut ve sanayide olmak üzere küçük ölçekten dev elektrik santrallerine kadar her alanda kullanılan, temiz ve verimli enerji üretimi sağlayan KOYH teknolojisini geliştirip yaygınlaştırmak, bu amaçla ülkemize katma değer sağlamaktır. Bu buluş, başvuru sahibi Tuğçe Ucun?un yürütücülüğünü yaptığı ?İnce Membranlı Katı Oksit Yakıt Hücrelerinin Tek Adımda Soğuk Sinterleme Prosesi ile Üretilmesi" başlığıyla TÜBİTAK 1005 ?Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı" kapsamında desteklenmiştir. (223M379) TR 2024 019164 A2
Bu buluş, ortopedi ve travmatoloji alanında kemik delme işlemlerinde kullanılmak üzere tasarlanmış, entegre soğutma mekanizması, sıcaklık göstergesi ve yapay zekâ modülleri ile donatılmış yenilikçi bir cerrahi hibrid delme sistemidir. Sistem; kemik delme işlemini gerçekleştiren matkap ucu (1), aşırı ısınmayı önlemek için soğutucu akışkanı matkap ucunun çevresinde dolaştıran ve işlem sonunda tahliye eden soğutma kanalı (2), matkap ucunu gövdeye sabitleyerek titreşimleri azaltan ve ucun kolayca değiştirilebilmesini sağlayan mandren modülü (3), elektrik enerjisi ile matkap ucuna dönme hareketi kazandıran dişli sistemi (4), tüm mekanik ve elektronik bileşenleri ergonomik bir yapıda birleştiren gövde (5), işlem sırasında matkap ucu çapı, dönme hızı, ilerleme hızı ve sıcaklık gibi parametreleri analiz ederek işlem koşullarını optimize eden, sürekli öğrenme yeteneği ile sistem performansını geliştiren yapay zekâ modülü (YSA) (6), delme sırasında matkap ucu çevresindeki sıcaklığı ölçerek kritik seviyelerde cerrahı uyaran ve soğutma mekanizmasını devreye sokan sıcaklık göstergesi modülü (7), sisteme yüksek enerji yoğunluğu sağlamak için kullanılan sıvı elektrolit yerine katı elektrolitten oluşan katı hal pili (8), sistemin fiziksel yapısının tüm birimlerinin sanal ortamda modelini oluşturmak amacıyla dijital ikiz teknolojisi (9), sistemin oluşturmuş olduğu veri kümesinin depolanması için bulut depolama teknolojisi (10) ve sistemin mobil sistemlere kablosuz veri aktarımı için kullanılacak kablosuz haberleşme modülü (11) gibi yenilikçi bileşenlerden oluşur. Bu sistem, cerrahi işlemlerde hassasiyeti arttırırken nekroz riskini ve diğer olumsuz durumları minimize ederek güvenli ve etkili bir cerrahi deneyim sunar. TR 2024 019159 A2
Plastik enjeksiyon işlemleri sırasında ortaya çıkan atık ısının termoelektrik modüller kullanılarak elektrik enerjisine dönüştürülmesini sağlayan ve en temel halinde: hammadde hunisi, hammadde itme vidası, hazne, ısıtıcılar, kalıp, termoelektrik modüller ile karakterize edilen plastik enjeksiyon makinelerinde atık ısıdan elektrik enerjisi üretim sistemi ile ilgilidir. TR 2024 019149 A2
Bu buluş, dil hareketlerini algılayarak dijital komutlara dönüştüren, biyouyumlu bir sistemle ilgilidir. Sistem, damağa yerleştirilen kapasitif dokunma ve basınç sensörleri, mikrodenetleyici, Bluetooth modülü, geri bildirim mekanizması ve enerji kaynağı bileşenlerinden oluşmaktadır. Sensörler, dilin belirli hareketlerini algılayarak analog sinyaller oluşturur. Bu sinyaller, mikrodenetleyici tarafından işlenerek dijital komutlara dönüştürülür ve Bluetooth üzerinden hedef cihaza iletilir. Sistem, kullanıcıyı komutların başarıyla iletildiği konusunda titreşimli bir mekanizma ile bilgilendirir. Buluş, ağız ortamında güvenli bir kullanım sağlamak için biyouyumlu bir kaplama ile korunmuştur. Özellikle engelli bireylerin cihaz kontrolünü kolaylaştırmak, tıbbi rehabilitasyon süreçlerini desteklemek ve alternatif insan- bilgisayar arayüzü geliştirmek gibi uygulama alanlarına sahiptir. Enerji tasarrufu sağlayan donanımı, kompakt tasarımı ve biyouyumlu yapısı sayesinde tıbbi cihazlar ve kişisel elektronik cihazlarla entegrasyonu mümkün kılar. Bu sistem, dil hareketlerine dayalı yenilikçi bir insan- makine etkileşim arayüzü sunarak kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı hedefler TR 2024 019126 A2
Bu buluş, büyükbaş, küçükbaş, evcil hayvanlar ve haralarda yetiştirilen yarış atları için tasarlanmış, her hayvanın zootekni uzmanları ve veterinerler tarafından aylık olarak belirlenen rasyonlarına göre otomatik yemleme yapan bir sistemle ilgilidir. Sistem, her bir hayvanın kimliğini tanıyan bir hayvan tanıma modülü, doğru rasyon miktarını ve yemleme zamanını kontrol eden bir mikrodenetleyici veya bilgisayar, yemlerin belirlenen miktar ve zamanlarda dağıtılmasını sağlayan otomatik bir dağıtım mekanizması, yemleme sürecini izlemek için bir ekran modülü ve tüm bileşenlerin koordinasyonunu sağlayan bir kontrol ünitesinden oluşmaktadır. Sistem ayrıca uzaktan yönetim ve mobil entegrasyon özellikleriyle donatılmıştır. Bu sayede kullanıcılar, sistemin her aşamasını anlık olarak kontrol edebilir, gerçek zamanlı bildirimler alabilir ve yemleme süreçlerini optimize edebilir. Buluş, yemleme işlemlerini otomatikleştirerek her hayvanın özel ihtiyaçlarına uygun yemleme yapılmasını, yem israfının önlenmesini ve çiftlik verimliliğinin artırılmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda enerji verimliliği ve kullanıcı dostu bir arayüz sunarak hem küçük hem de büyük ölçekli çiftliklerde, haralarda ve hayvanat bahçelerinde uygulanabilir bir çözüm sunmaktadır. TR 2024 019086 A2
İşitme cihazlarının sık pil ihtiyacı ve değişimi, maliyet, kullanıcı rahatsızlıkları (yaşlı, fiziksel engelli, görme bozukluğu vb.), çevresel tehlikeler gibi sorunlara yol açmaktadır. Buluş, işitme cihazında var olan batarya sorununu ortadan kaldırmak üzere, işitme cihazı devresine peltier (seebeck etkisi) ve piezoelektrik modülünün bütünleştirilmesiyle hibrit sistem oluşturulmuş ve sürekli enerji üretimi ve depolanması sağlanmıştır. Peltier modülü (elektromotor kuvvetle DC enerji) ile cilt sıcaklığından, piezoelektrik modülü (çene eklem hareketiyle AC enerji) ile kullanıcının doğal hareketlerinden enerji üretimi sağlanmaktadır ve sürdürülebilir enerji ihtiyacını karşılamaktadır. Bu hibrit sistem ile işitme cihazlarının çalışma süresi arttırılmış, farklı enerji kaynakları optimize edilerek daha kararlı bir güç kaynağı elde edilmiştir. TR 2024 019084 A2
Bu buluş, atık bitkisel yağların geri dönüşüm amacıyla toplanmasıyla; çevreye verdiği zararı azaltmak, geri dönüşüme kazandırmak ve yenilenebilir enerji üretimi için kullanılmasını sağlamak amacıyla tasarlanmış bir geri dönüşüm sistemini kapsar. Sistem, bireylerin atık yağlarını üniteye bırakmalarını teşvik etmek için tartılan yağ miktarına orantılı bir alışveriş çeki verir. Atık yağların doğru şekilde toplanması ve depolanmasıyla, çevresel zararların önlenmesi ve ekonomik katkı sağlanması hedeflenmektedir. Sistem, yağın ölçüm işlemini hassas bir şekilde gerçekleştiren bir elektronik tartım mekanizması, sızıntıyı önleyen dayanıklı bir depolama tankı ve kullanıcıları teşvik eden bir ödüllendirme mekanizmasından oluşmaktadır. Ayrıca, kullanıcı bilgilendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla entegre bir dijital ekran ve mobil uygulama bağlantısı da içermektedir. Toplanan atık yağlar, düzenli aralıklarla geri dönüşüm merkezlerine taşınarak biyodizel üretiminde kullanılabilir. Bu buluş, marketler, belediye tesisleri ve sanayi alanlarında uygulanabilir olup, bireysel ve toplumsal fayda sağlayarak çevresel kirliliği azaltmayı ve geri dönüşüm bilincini artırmayı hedeflemektedir. TR 2024 019057 U5
Kanser, günümüz teknolojisinde dahi insanoğlunun neslini tehdit etmeye devam eden, gün geçtikçe maruz kalınan radyasyon miktarlarının da artmasıyla beraber şiddetini ve ciddiyetini arttırmaya devam eden ölümcül bir hastalıktır. Günümüzde kullanılan kanser tedavi şekillerinden olan Kemoterapi, Radyasyon Tedavi, Cerrahi Tedavi? dahil tüm yöntemler çeşitli eksikliklere ve insan sağlığında çeşitli yan etkilere sahiptir. Bu eksiklik ve yan etkilerden en önemlileri; tedavi süresince sağlıklı hücrelerin de zarar görmesi veya ölmesi, kanser tipinin boyutu ve bulunduğu bölgeye göre tedavi yönteminin uygulanabilir veya uygulanamaz olmasıdır. Proje ürünü buluşumuz ile tüm negatif durumlar göz önünde bulundurulmuştur. Bundan dolayı proje buluşumuz; insan sağlığına zarar verecek şiddette radyasyon kullanımı, birçok zararlı yan etkiye sahip medikal ilaç kullanımı veya büyük miktarlarda ısı kullanımı ile kitlesel doku imhası gibi zararlı yöntemler içermemektedir. Yapılan araştırmalarda kanser hücrelerinin biyomekanik özelliklerinin sağlıklı hücrelerin biyomekanik özelliklerinden farklı olmasından kaynaklı aralarında belirgin bir doğal frekans değeri farkı olduğu görülmüştür. Proje önerimizin temel çıkış noktası sağlıklı ve kanserli hücrelerin biyomekanik özellikleri arasındaki farktır. Bu durum avantaja dönüştürülecektir. Öncelikle çeşitli bilgisayar destekli analiz programları üzerinden kanser hücrelerinin doğal frekans değer aralıkları hesaplanacaktır. Hesaplanan frekans değer aralığında ses dalgaları tasarlamış olduğumuz cihaz vasıtasıyla kanserli dokuya gönderilecektir. Kanserli hücrelerin doğal frekans değerleri ile gönderilen ses dalgalarının frekans değerlerinin uyuşmasından dolayı kanserli hücreler rezonans durumuna sokularak hücre zarları içerisinde ani kabarcıklar oluşturulup patlatılarak hücre içerikleri hücre boşluğuna dağılacaktır dolayısıyla kanser hücrelerinin imhası gerçekleşmiş olacaktır. Yapılan araştırmalar sonucunda invazif olmayan ses dalgaları kullanılarak öldürülen hücrelerin o bölgede bağışıklık sisteminin tetiklenmesini sağladığı belirlenmiştir. Bu proje buluşu çerçevesinde geliştirilecek cihaz ile kanserli hücre içerikleri hücre boşluğuna dağılacak ve bağışıklık sisteminin devreye girmesi sağlanacak böylece onkoloji ve immünoloji tek bir tedavi çatısı altında toplanmış olacaktır. Bu tedavi yöntemine yönelik proje buluşu kemik dokusuyla çevrelenmemiş veya invazif olmayan bir yöntem ile kemik dokunun ötesine ses dalgalarının geçişinin sağlanabildiği kanser dokuları için en yakın temas noktasından uygulanabilir olacaktır. Kemik doku ile çevrelenmiş organlar ses dalgalarını yansıttıklarından dolayı kemik dokusuyla çevrelenmiş veya invazif olmayan bir yöntem ile kemik dokunun ötesine ses dalgalarının geçişinin sağlanamadığı kanser dokuları için kemik dokusunun ötesine ses dalgalarının iletimini sağlayacak yüksek hassasiyete sahip delik açabilen bir cihaz tasarlanacak. Cihazın deliği açmış olduğu mil içerisinden ultrasonik piezoelektrik transdüser (eng. Ultrasonic Piezoelectric Transducer) yardımıyla ses dalgalarının gönderimi yapılacaktır. Böylece kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelere zarar vermeden seçici bir şekilde imhası gerçekleşmiş olacaktır. Ses dalgalarının imhasını gerçekleştiremediği kanser hücrelerinin imhası ise bağışıklık sisteminin kanserli doku bölgesinde tetiklenmesi sonucunda sağlanacaktır. TR 2024 019053 A2
Sülfür beton, yüksek kimyasal dayanıklılık yani asidik ve korozif çevresel koşullara karşı dirençli olması, hızlı sertleşmesiyle kısa süre içerisinde dayanım kazanması, düşük su geçirgenliği ve düşük karbon ayak izi gibi teknik özelliklere sahiptir. Sülfür betonun bu özelliklerine ilaveten bazalt lif katkısı ile sülfür betonun çekme dayanımını artırarak çatlak oluşumunu sınırlaması malzemenin kırılgan yapısını azaltır. Kolonlarda çatlak genişliği azalır ve yapı elemanlarının daha uzun süreli dayanıklılığı sağlanır. Kolonun rijitliğini artırarak, eğilme ve burkulma deformasyonlarına karşı daha yüksek stabilite sağlar. Ayrıca Bazalt lifler, betonarme elemanların darbelere karşı direncini artırır ve enerji yutma kapasitesini geliştirir. Bu, kolonların dinamik yüklere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar. Bu özellikler, yapı elemanlarının hem performansını hem de uzun ömürlülüğünü geliştirir. Bazalt lif katkılı sülfür esaslı betonarme kolon geleneksel betona göre bu açılardan birçok avantaja sahiptir ve yapı sektöründe sürdürülebilir, yüksek performanslı ve çevreye zararlı etkileri azaltılmış alternatifler sunma potansiyelini ortaya koyarak, daha dayanıklı, güvenli ve çevreci yapıların inşasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Sülfür betonun ve bazalt lifin bu tür avantajları, özellikle agresif çevre koşullarında kullanılabilecek yapı elemanlarının geliştirilmesine önemli bir katkı sunabilir. TR 2024 019047 A2
Çevre kirliliği, modern dünyanın en önemli sorunlarından biri olarak her geçen gün artış göstermekte ve bu durum, yalnızca ekosistemler üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratmakla kalmayıp, insan yaşamını ve gelecek nesillerin refahını da ciddi şekilde tehdit etmektedir. Özellikle deniz ve okyanuslarda biriken atıklar, hem deniz canlılarının yaşam alanlarını olumsuz etkilemekte hem de ekolojik dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. Buluş, deniz ve okyanusların temizlenmesine yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunmayı hedeflemekte olup, deniz canlılarının yaşam kalitesini iyileştirmek, insanların beslenme zincirine güvenilir katkılar sağlamak ve gelecek nesiller için daha sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlamaktadır. Cihaz, yapay zekâ destekli otonom sualtı aracıyla donatılmış olup, yön bulma ve katı atık tespiti yapabilme yeteneğine sahiptir. Ultra Kısa Taban Çizgisi (USBL) sistemi sayesinde cihaz, istasyonuna güvenli bir şekilde geri dönebilmektedir. Ana gövdesi paslanmaz çelik kaplamadan yapılmış olan cihaz, korozyona dayanıklıdır ve su altında bulunan katı cisimlerin cihaz gövdesine zarar vermesini engeller. Cihazın en dikkat çeken özelliklerinden biri olan COF-Nanotel Ağ Süngerleri (1), petrol sızıntıları gibi su kirliliklerini filtreleyerek temiz bir çevre oluşturmayı hedefler. Bu süngerler, kristal kovalent organik çerçeveler sayesinde yüksek adsorpsiyon kapasitesine sahiptir ve yeniden kullanılabilir yapısıyla sürdürülebilir bir çözüm sunar. Cihazın ön kısmında yer alan hazne (2), kirli suyun arıtılarak temiz su olarak dışarı salınmasını sağlar. Temizleme işlemleri sırasında termal kameralar (3) devreye girerek su altındaki kirlilik noktalarını tespit eder ve cihazın etkili bir şekilde çalışmasına olanak tanır. Bunun yanı sıra su altı LED?leri (4), karanlık ortamlarda aydınlatma sağlayarak kameraların ve sensörlerin performansını artırır. Fiberglass koruyuculu ızgaraya (5) sahip pervane sistemi (6), cihazın su altında akıntıya karşı direnç göstermesini ve güvenli bir şekilde hareket etmesini sağlar. Bu sistem, pervanenin su altındaki basınca dayanıklı olmasını sağlarken, dış etkilere karşı uzun süreli koruma sunar. Katı atıkların toplanması için cihazın ön kısmında açılır kapanır kapaklı bir giriş mekanizması (7) bulunmaktadır. Bu mekanizma sayesinde cihaz, su altındaki geri dönüşüm malzemelerini içine alır. İçeride yer alan bıçak sistemi (8), atıkları küçük parçalara ayırarak depolanmasını kolaylaştırır. Parçalanan malzemeler, hava akım sistemi (9) yardımıyla haznede toplanır ve giren suyun tahliyesi sağlanır. Kirli suyun arıtılması ve temizlenmesi için cihazda atık su filtreleri (10) de yer alır. Kirli sudan arıtılan petrol, rafinasyon süreçlerinden geçirilerek biyo-dizel veya diğer biyoyakıt türlerine dönüştürülebilir. Petrol artıklarını bitüm maddesi haline getirerek yol yapımı veya su geçirmez kaplamalar için kullanılabilir. Cihazın enerji ihtiyacı, şarj edilebilir katı hal bataryaları ile karşılanmaktadır. Bu bataryalar darbelere dayanıklı olup cihazın su altında uzun süre çalışmasını sağlar. Ayrıca, fırçasız BLDC motoru, su altındaki basınca dayanıklı yapısıyla cihazın ilerlemesi için gereken enerjiyi üretir. Motor sistemi, fiberglass koruyucu ızgaralarla desteklenmiş olup, su altındaki sert cisimlerin zarar vermesini önler. Pervane sistemi hem cihazın hareket kabiliyetini artırır hem de su altındaki akıntılara karşı yüksek direnç göstererek cihazın sabit ve stabil çalışmasını sağlar. Cihazın haznesinin doluluğu yük hücresi entegrasyonu ile tespit edilir ve dolu olduğunda istasyona geri dönmesi sağlanır. Böylece çevre kirliliği ile mücadelede etkin ve yenilikçi bir çözüm sunulmaktadır. TR 2024 019030 A2
Mevcut buluş hareket sağlayan tekerler ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan güneş enerjisi ile kullanıcıların farklı amaçlarla kullanabilecekleri bir sarj etme imkanı sağlayan, içindeki ağırlığın bilgisini veren, uzaktan takip edilebilen ve valiziçi vakum sistemi ile yer tasarrufu sağlayan akıllı valiz sistemi ile ilgilidir. TR 2024 019029 A2
Çocuklar başta olmak üzere farklı alternatif bir yol olarak Patlayan Şeker şeklinde takviye edici Gıdalar. Bu buluş, çocuklar başta olmak üzere farklı yaş gruplarındaki bireylere sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmayı hedefleyen patlayan şeker formunda takviye edici gıdaları içermektedir. Günümüzde marketlerde bulunan patlayan şekerler genellikle eğlencelik ve sağlıksız atıştırmalıklar olarak tüketilmekteyken, bu yeni ürünle vitamin, mineral ve fonksiyonel içerikler bir arada sunularak sağlıklı bir alternatif oluşturulması amaçlanmaktadır.Eczanelerde mevcut olan vitamin ve mineral takviyeleri, özellikle bireylerin günlük gereksinimlerini karşılamak için önemlidir. Ancak, mevcut form ve ürün çeşitliliğinin kısıtlı olması nedeniyle birçok kişi bu ürünleri kullanmaktan kaçınmaktadır. Bu noktada, patentli buluş; tabletler, kapsüller, sıvı formlar gibi geleneksel seçeneklerin yanı sıra, eğlenceli ve ilgi çekici bir alternatif sunarak çocukların ve yetişkinlerin sağlıklı takviye ürünleri tüketmelerini teşvik etmeyi hedeflemektedir.Formülasyon, C vitamini, B vitaminleri, D vitamini, çinko, magnezyum gibi çeşitli vitaminler ve minerallerin yanı sıra probiyotikler, lifler ve adaptogen içerikleri de içermektedir. Bu sayede, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enerji seviyelerinin artırılması ve sindirim sisteminin desteklenmesi gibi sağlık faydaları sağlanmaktadır.Üretim süreci, dikkatli bir şekilde tasarlandıktan sonra patlayan şeker formunda kullanılarak, eğlenceli bir deneyim sunmakta ve sağlıklı alışkanlıkların kazandırılmasına katkıda bulunmaktadır. Bu yenilikçi yaklaşım, sağlıksız atıştırmalıklara yönelen bireyler için çekici ve alternatif bir çözüm sunarak, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı amaçlamaktadır TR 2024 019017 A2
Bu buluş, çözeltilerin homojen karıştırılmasını sağlamak ve karıştırma sürecini optimize etmek için geliştirilmiş bir manyetik karıştırıcı cihazı (1) ile ilgilidir. Cihaz, kartezyen platform sistemi kullanarak X ve Y eksenlerinde kaotik hareket gerçekleştiren bir tabla (3) içermektedir. Bu sayede karışım homojenliği artırılmakta ve karıştırma süresi kısaltılarak enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Cihazda manyetik alan oluşturmak için bir DC motor ve mıknatıs (5) sistemi kullanılmış olup, motorun stabil çalışması motor sabitleme aparatı (7) ile desteklenmiştir. Ayrıca, karıştırma işlemi tamamlandıktan sonra tablada titreşim oluşturarak çözelti içerisindeki hava kabarcıklarını gidermektedir. Çözeltinin sıcaklık kontrolü, kapalı çevrim sıcaklık kontrol sistemi ile sağlanmakta ve bir rezistans aracılığıyla yüzey sıcaklığı ile çözelti sıcaklığı arasındaki fark minimize edilmektedir. Cihaz, karıştırma kabı olan beherin (8) kaymasını engellemek için beher sabitleme aparatı (2) ile donatılmıştır. Nesnelerin İnterneti (IoT) entegrasyonu sayesinde, cihazın karıştırma sıcaklığı, süresi ve diğer kritik parametreleri uzaktan izlenebilmekte ve kontrol edilebilmektedir. Veriler bulut ortamında saklanarak mobil uygulama üzerinden erişim sağlanmaktadır. TR 2024 018968 A2
Buluş, fırtına bulutlarının buz kristalleri ve su molekülleri arasındaki etkileşim sonucunda üst ve alt kısımlarda pozitif ve negatif yüklerin birikmesiyle ortaya çıkan yüksek potansiyel farkını ve elektrik alanı kullanmayı amaçlar. Günümüzde, yıldırım enerjisinin yönlendirilmesinde paratonerler etkili olsa da bu yüksek enerjiyi verimli bir şekilde depolamak ve kullanmak konusunda mühendislik teknolojileri yetersiz kalmaktadır. Söz konusu buluş, indüklenmiş bir fırtına bulutunun içerisine kontrolu bir şekilde yerleştirilebilen hava balonundan oluşmaktadır. Bu balon, bulutun üst ve alt kısımlarındaki serbest yükleri çoklu sivri uçlu elektrotları aracılığıyla toplar. Toplanan yükler balonun gondolu içerindeki dielektrik (kondansatör) ortama dolara oluşan enerji bataryalarda depolanır. Böylece, bulut adeta devasa bir kapasitöre dönüştürülerek elektrik enerjisi elde edilebilecektir. Buluşla beraber fırtına bulutlarından elektrik enerjisi elde edilebilecek olmanın sonucu yeni bir yenilenebilir enerji kaynağının kapısı aralanacak ve yıldırım enerjisini kullanma çalışmalarına akademik anlamda yeni bir bakış açısı kazandırılacaktır. TR 2024 018954 A2
Bu yenilikçi gözlük çerçevesi, cam yüzeyindeki buğulanmayı engellemek için gelişmiş bir soğutma ve hava akış sistemi kullanmaktadır. Alüminyum çerçeve, mini fan, Peltier modülü ve hava kanalları gibi teknolojik bileşenler, etkili bir çözüm sunar. Ayrıca, kablosuz şarj, şarj yönetimi ve PWM kontrollü sıcaklık/fan ayarları ile enerji verimliliği sağlanırken, kullanıcı dostu dokunmatik ekran ve butonlarla kolay kullanım imkanı sunulur. Sonuç olarak, bu buluş, gözlük kullanıcılarının daha konforlu bir deneyim yaşamasını sağlar, buğulanmayı engeller ve şık, uzun ömürlü bir tasarım sunar. TR 2024 018929 A2
Buluş, cilt yaşlanmasına karşı etkili bir koruma sağlayarak, vücudun doğal kolajen üretimini destekler ve cildin genç, sağlıklı, parlak görünümünü teşvik eden rutin ve kolajen yapılı bir serum formudur. Formülasyon, cilt dokusunu derinlemesine beslerken, ince çizgiler ve kırışıklıkların görünümünü azaltmaya yardımcı olur. Böylece cilt daha canlı ve enerjik bir görünüm kazanır. Rutinin, sarı pigment içeren bir flavonoid olarak cilt bakımında sağladığı faydaların yanı sıra, bu pigment sayesinde fondöten olarak da işlev görür. Bu da ürünü hem bakım hem de makyaj için ideal bir seçenek haline getirir. TR 2024 018898 A2
Buluş dış mekân kullanımı için tasarlanmış, ısıtma sistemi ve su yalıtımı özellikleriyle donatılmış bir bankla ilgilidir. Bank, soğuk havalarda kullanıcıların rahatça oturabileceği alan sağlarken, yağmur gibi nemli ortamlarda güvenli kullanım imkânı sağlar. Sistem; su geçirmez yalıtım malzemeleri, aşırı ısınmaya karşı koruma sensörleri, düşük voltajlı elektrikli ısıtma elemanları enerji kaynağı olarak güneş panelleri veya batarya sistemi, bluetooth bağlantısı ve otomatik kontrol mekanizmalarını içerir. TR 2024 018895 A2