Patent Tescili Nedir?
Patent, buluşunuzu izinsiz üretime ve satışa karşı koruyan münhasır bir haktır. Bu rehber patentin ne olduğunu, hangi buluşların korunabildiğini, incelemeli patent ile faydalı model arasındaki farkı ve tescil sürecinin nasıl işlediğini anlatır.
Türk Patent bültenlerinde buluş başlığı ya da teknolojiyle ücretsiz arama yapın.
Bir buluş, siz onu korumaya almadığınız sürece herkesin serbestçe üretebileceği bir bilgidir. Patent tescili tam bu noktada devreye girer: buluşunuzu, belirli bir süre boyunca yalnızca sizin izninizle üretilebilen, satılabilen ve kullanılabilen bir hakka dönüştürür. Bu rehber, patent tescilinin ne olduğunu, neyi koruyup neyi korumadığını ve sürecin nasıl işlediğini baştan sona anlatır.
Patent tescili nedir?
Patent, buluşunuzu izinsiz üretime, satışa ve kopyalamaya karşı koruyan münhasır bir haktır. Münhasır olması şu demektir: koruma süresi boyunca buluşu ticari olarak kullanma yetkisi kural olarak yalnızca hak sahibine aittir. Başkası aynı teknik çözümü üretmek isterse sizden izin almak, yani lisans sözleşmesi yapmak zorundadır.
Patent bir ödül belgesi değildir; hukuki bir araçtır. Devlet size bu tekel hakkını karşılıksız vermez. Karşılığında buluşunuzu kamuya açıklamanızı ister. Başvuru dosyanız yayımlandığında buluşun teknik içeriği herkesin erişimine açılır. Toplum yeni bilgiyi kazanır, siz de belirli bir süre için o bilgiyi ticari olarak tek başınıza kullanma hakkını elde edersiniz. Patent sisteminin temelindeki denge budur.
Bu yüzden patenti yalnızca savunma aracı olarak görmek eksik bir bakıştır. Korumayı taklitçiye karşı dava açmak için kullanabileceğiniz gibi; lisanslayarak gelir elde etmek, devrederek satmak ya da yatırımcı görüşmelerinde şirketin değerini somut bir varlıkla desteklemek için de kullanırsınız. Uygulamada patentin en çok işe yaradığı yer çoğu zaman mahkeme salonu değil, masa başındaki ticari görüşmedir.
Patent bir sır saklama yöntemi değildir, tam tersidir. Buluşunuzu açıklamanız karşılığında koruma alırsınız. Buluşunu hiç açıklamak istemeyen bir işletme için doğru araç patent değil, ticari sır yönetimidir.
Patent neyi korur, neyi korumaz?
Patent teknik bir soruna getirilen teknik çözümü korur. Yani bir makineyi, bir cihazı, bir üretim yöntemini, bir bileşimi ya da mevcut bir ürünün teknik olarak iyileştirilmiş halini korur. Korumanın konusu ürünün görünüşü değil, işleyişidir.
Fikri mülkiyet dünyasında sık karıştırılan ayrım tam burada başlar. Bir ürünün adı ve logosu markayla, dış görünüşü ve estetik biçimi tasarım tesciliyle, teknik çalışma prensibi ise patentle korunur. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; aynı ürün üzerinde aynı anda üçü birden bulunabilir. Yeni bir mutfak robotu düşünün: motorun çalışma yöntemi patentin, gövdenin biçimi tasarımın, ürünün üzerindeki isim ise markanın konusudur.
Patentin kapsamı dışında kalan başlıca konular şunlardır:
- Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler: doğada zaten var olanı bulmak buluş sayılmaz.
- Estetik niteliği bulunan salt sanatsal eserler: bunların yeri telif ve tasarım korumasıdır.
- Zihinsel faaliyetlere, iş faaliyetlerine ve oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
- Bilginin sunumu: verinin yalnızca gösterim biçimini değiştirmek teknik bir çözüm üretmez.
- Teknik bir katkı içermeyen, salt yazılım niteliğindeki çözümler.
Son maddedeki ifadeyi dikkatle okumak gerekir. Yazılımın patentlenmesi sanıldığı kadar kesin biçimde kapalı bir kapı değildir. Belirleyici olan, yazılımın teknik bir soruna teknik bir çözüm üretip üretmediğidir. Bir donanımı daha verimli çalıştıran, veri iletimini teknik olarak iyileştiren ya da bir üretim sürecini kontrol eden yazılımlar değerlendirmeye alınabilir. Buna karşılık yalnızca bir iş akışını ekrana taşıyan uygulama, teknik katkı taşımadığı için kapsam dışında kalır. Sınır incedir ve dosyanın nasıl yazıldığına göre değişir.
Patentlenebilirlik şartları
Bir buluşun patentle korunabilmesi için üç şartı birlikte taşıması gerekir. Bunlardan biri eksikse başvuru reddedilir; ikisi varken üçüncüsünün bulunmaması yeterli değildir.
Yenilik
Buluş, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya açıklanmamış olmalıdır. Bu şartın kapsamı çoğu kişinin sandığından geniştir. Yalnızca daha önce alınmış patentler değil; yayımlanmış makaleler, katalog ve broşürler, internet paylaşımları, fuarda yapılan tanıtımlar ve hatta gizlilik anlaşması olmadan yapılmış sunumlar da yenilik değerlendirmesine girer.
Yeniliği en sık öldüren şey rakip değil, buluş sahibinin kendisidir. Ürününü başvuru yapmadan önce fuarda tanıtan, sosyal medyada teknik detayıyla paylaşan ya da bir dergide anlatan girişimci, kendi buluşunun yeniliğini ortadan kaldırmış olur. Bu yüzden sıralama nettir: önce başvuru, sonra tanıtım.
Buluş basamağı
Buluşun, ilgili teknik alanda uzman bir kişi için mevcut bilgilerden aşikâr biçimde çıkarılamıyor olması gerekir. Yani buluş yalnızca yeni değil, aynı zamanda beklenmedik olmalıdır. Bilinen iki parçayı herkesin yapacağı gibi yan yana koymak yenilik doğursa bile buluş basamağını karşılamaz.
Uygulamada başvuruların en çok takıldığı şart budur. Yenilik nispeten nesnel biçimde ölçülür: benzeri var mı, yok mu. Buluş basamağı ise değerlendirme içerir ve dosyanın teknik anlatımıyla doğrudan ilişkilidir. Buluşun hangi teknik problemi çözdüğü ve mevcut çözümlere göre hangi teknik faydayı sağladığı dosyada açıkça gösterilmemişse, gerçekte güçlü olan bir buluş bile aşikâr görünebilir.
Sanayiye uygulanabilirlik
Buluşun tarım dahil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir ya da kullanılabilir olması gerekir. Bu şart üçü arasında en kolay karşılananıdır. Kâğıt üzerinde kalan, fiziksel olarak gerçekleştirilemeyen ya da bilinen doğa yasalarına aykırı çalışması gereken fikirler bu aşamada elenir.
İncelemeli patent mi, faydalı model mi?
Türkiye'de teknik buluşlar için iki koruma yolu vardır. İkisi de tescille sonuçlanır, ikisi de hak sahibine koruma sağlar; ama süreleri, şartları ve süreçleri farklıdır. Doğru yolu seçmek, sürecin en kritik kararlarından biridir.
İncelemeli patent
Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarının tamamı incelenerek verilen, en güçlü koruma türüdür. Belge, araştırma ve inceleme raporlarına dayanır. Bu nedenle daha uzun bir süreçten geçer ama sonunda elde edilen hak, dayanağı gösterilmiş bir haktır.
- Koruma süresi 20 yıldır.
- Araştırma ve inceleme raporlarıyla verilir.
- Yalnızca ürünler değil, yöntem ve süreç buluşları da korunabilir.
- Yatırım, lisans ve devir görüşmelerinde en güçlü belgedir.
Faydalı model
Daha hızlı ve ekonomik ilerleyen, küçük ölçekli yeniliklere uygun koruma türüdür. En belirgin farkı, buluş basamağı şartının aranmamasıdır. Bu, düzenli bir iyileştirme niteliğindeki buluşların da korunabilmesi anlamına gelir.
- Koruma süresi 10 yıldır.
- İnceleme aşaması bulunmadığı için belge daha hızlı alınır.
- Buluş basamağı şartı aranmaz.
- Yalnızca ürünler korunur; yöntem ve süreç buluşları faydalı modele giremez.
- KOBİ'ler ve hızlı pazara çıkış hedefleyen işletmeler için elverişlidir.
Seçim yaparken iki soru belirleyicidir. Birincisi: buluşunuz bir ürün mü, yoksa bir yöntem mi? Yöntem buluşları faydalı modele giremediği için bu soru bazen kararı tek başına verir. İkincisi: buluşunuz gerçekten beklenmedik bir teknik sıçrama mı, yoksa mevcut bir çözümün akıllıca iyileştirilmiş hali mi? İlk durumda incelemeli patent, ikincisinde faydalı model daha gerçekçi bir hedeftir.
Faydalı model, incelemeli patentin zayıf bir alternatifi değildir. Yanlış olan, yöntem buluşunu faydalı modele sokmaya çalışmak ya da güçlü bir buluşu hız uğruna 10 yıllık korumaya sıkıştırmaktır.
Patent tescili üç adımda nasıl ilerler?
1. Buluş değerlendirme
Süreç dosya hazırlamakla değil, buluşu anlamakla başlar. Bu aşamada buluşun hangi teknik problemi çözdüğü, mevcut çözümlerden nerede ayrıldığı ve hangi koruma türüne uygun olduğu belirlenir. Aynı aşamada yenilik araştırması yapılır: dünya literatüründe benzer buluşlar taranarak patentlenebilirlik ölçülür.
İlk fikir edinmek için patent sorgulama araçlarıyla TÜRKPATENT bültenlerinde ücretsiz arama yapabilirsiniz. Ancak bültende benzer bir kayda rastlamamak, buluşunuzun yeni olduğu anlamına gelmez: yenilik değerlendirmesi dünya literatürünü kapsar ve makaleler, kataloglar, yurt dışı yayınlar da bu kapsamdadır. Ücretsiz sorgulama ön fikir verir, patentlenebilirlik kararını ise araştırma raporu verir.
Bu adımı atlamak, sürecin en pahalı hatasıdır. Araştırma yapılmadan başvurulan bir dosya, aylar sonra bilinen bir yayın gerekçesiyle olumsuz rapor alabilir. O noktada kaybedilen yalnızca ödenen ücretler değil, buluşun korunabileceği zamandır.
2. Başvuru ve dosyalama
Buluş, tarifname ve istemlerden oluşan teknik bir dosyaya dönüştürülür ve TÜRKPATENT nezdinde başvuru yapılır. Başvuru tarihi, yenilik değerlendirmesinin kilitlendiği andır; bu yüzden dosyanın ne zaman verildiği, nasıl yazıldığı kadar önemlidir.
Buluşun erken tarih alması gerekiyorsa geçici başvuru yolu kullanılabilir. Bu yol buluşa erken bir tarih kazandırır ve 12 aylık öncelik hakkı sağlar. Fuar takvimi ya da yatırımcı görüşmesi yaklaşan işletmeler için kullanışlı bir seçenektir.
3. İnceleme ve tescil
Başvuru araştırma raporundan geçer, yayımlanır ve incelemeli patent yolunda inceleme aşamasına girer. Kurum görüş bildirir, gerektiğinde istemlerde değişiklik istenir. Şartlar sağlandığında belge düzenlenir ve patent siciline kaydedilir.
Bu aşamada gelen kurum yazıları çoğu zaman ret anlamına gelmez; dosyanın kapsamının netleştirilmesi talebidir. Süreli oldukları için takip edilmeleri şarttır. Sürelerin kaçırılması, esasen kabul edilebilir bir başvurunun usulden düşmesine yol açabilir.
Başvuru öncesi neleri hazır etmelisiniz?
Patent başvurusu için gereken şey, hukuki bir evrak yığınından çok buluşun eksiksiz teknik anlatımıdır. Dosyayı vekiliniz hazırlar; ancak anlatımın hammaddesini buluş sahibi verir. Görüşmeye şu başlıkları netleştirmiş olarak gelmek süreci belirgin biçimde hızlandırır:
- Buluşun çözdüğü teknik problem: hangi ihtiyaç karşılanıyor, mevcut çözümler nerede yetersiz kalıyor?
- Çalışma prensibi: buluş adım adım nasıl çalışıyor, hangi parçalar hangi işlevi görüyor?
- Mevcut çözümlerden farkı: en yakın bilinen uygulamaya göre teknik olarak ne değişiyor, bu değişiklik hangi teknik faydayı üretiyor?
- Alternatif uygulama biçimleri: buluş başka malzeme, ölçü ya da düzenlemeyle de gerçekleştirilebilir mi?
- Teknik çizimler, şemalar ve varsa prototip fotoğrafları.
- Deneysel veriler, test sonuçları ve karşılaştırmalı ölçümler.
- Buluş sahiplerinin tam listesi ve hak sahipliğinin kime ait olacağı.
- Buluşun daha önce herhangi bir yerde açıklanıp açıklanmadığı: fuar, sunum, yayın, sosyal medya.
Listedeki dördüncü madde çoğu zaman atlanır ama korumanın genişliğini doğrudan belirler. Buluşun yalnızca tek bir uygulama biçimi anlatılırsa istemler de o dar biçimle sınırlı kalır; rakip malzemeyi ya da düzeni değiştirerek korumanın dışına çıkabilir. Alternatiflerin baştan aktarılması, dosyanın buluşun özünü koruyacak genişlikte yazılabilmesini sağlar.
Son madde ise sürecin gidip gitmeyeceğini belirler. Daha önce yapılmış bir açıklama varsa bunu saklamak değil, en başta söylemek gerekir. Açıklamanın tarihi, kapsamı ve kime yapıldığı bilinirse strateji buna göre kurulur; gizlilik anlaşması kapsamında yapılmış bir sunum ile herkese açık bir fuar tanıtımı aynı sonucu doğurmaz.
Dosyanın belkemiği: tarifname ve istemler
Patent başvurusunun teknik gövdesi iki parçadan oluşur. Tarifname, buluşu ilgili alandaki bir uzmanın uygulayabileceği açıklıkta anlatır. İstemler ise korumanın sınırlarını çizer. Hukuken korunan şey buluşun kendisi değil, istemlerde tarif edilen kapsamdır.
Bu ayrım pratikte şu anlama gelir: istemler dar yazılmışsa, rakip küçük bir değişiklikle korumanın dışına çıkar ve buluşunuzun etrafından dolaşır. Gereğinden geniş yazılmışsa, bilinen tekniği de kapsadığı için itirazla ya da hükümsüzlükle karşılaşır. Doğru istem, buluşu en geniş biçimde koruyan ama bilinen tekniğe değmeyen istemdir.
Tarifname ve istemlerin teknik dille yazılması bu yüzden bir biçimsellik değil, korumanın gerçek değerini belirleyen aşamadır. Aynı buluş, iyi yazılmış bir dosyayla güçlü bir tekel hakkına; kötü yazılmış bir dosyayla kâğıt üzerinde kalan bir belgeye dönüşebilir.
Tescil sonrası: korumayı ayakta tutmak
Patent, alındığı anda tamamlanan bir iş değildir. Hak, ancak sürdürüldüğü sürece yaşar.
Patentin yürürlükte kalabilmesi için yıllık ücretlerin düzenli olarak ödenmesi gerekir. Ödenmediğinde koruma sona erer ve buluş kamuya mal olur. Yıllar içinde en çok hak kaybı, itirazlardan değil, unutulan yıllık takipten doğar.
İkinci başlık izlemedir. Patent size hak verir ama ihlali kendiliğinden durdurmaz. Rakiplerin başvurularının ve piyasadaki ürünlerin izlenmesi, ihlalin erken fark edilmesini sağlar. Erken fark edilen ihlal çoğu zaman ihtarnameyle çözülür; geç fark edilen ihlal ise dava konusu olur.
Üçüncüsü, hakkın ticarileştirilmesidir. Patent devredilebilir, lisanslanabilir ve teminat olarak gösterilebilir. Bu işlemlerin üçüncü kişilere karşı hüküm doğurması için sicile kaydedilmesi gerekir.
Yurt dışında koruma
Patent ülkesel bir haktır. Türkiye'de alınan patent, Türkiye sınırları içinde koruma sağlar. Buluşunuzun yurt dışında da korunmasını istiyorsanız, koruma istediğiniz ülkelerde ayrıca hak kurmanız gerekir.
Bu noktada üç ana yol vardır:
- PCT uluslararası başvuru: WIPO nezdinde yürütülen, tek başvuruyla 150'den fazla üye ülkede koruma yolunu açık tutan süreçtir. Ülke seçimini erteleme imkânı verir.
- EPO Avrupa patenti: Avrupa Patent Ofisi nezdinde tek başvuruyla çok ülkeli koruma sağlar.
- Ulusal faza geçiş: PCT başvurusunun, seçilen ülkelerde ulusal patente dönüştürüldüğü aşamadır.
Yurt dışı koruma kararı ilk 12 ay içinde verilmelidir. İlk başvuru tarihinden itibaren işleyen bu süre, aynı buluş için diğer ülkelerde öncelik hakkı talep edebileceğiniz penceredir. Pencere kapandıktan sonra, kendi yayımlanmış başvurunuz yenilik değerlendirmesinde önünüze çıkabilir.
Patent tescilini kimler alabilir?
Patent hakkı, buluşu gerçekleştiren kişiye aittir. Buluş sahibi gerçek kişidir; bir fikri üreten insandır. Buna karşılık patent başvurusunu yapan ve belgeyi elinde tutan hak sahibi, gerçek kişi olabileceği gibi bir şirket de olabilir. Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur: buluş sahipliği ile hak sahipliği farklı kavramlardır ve dosyada ikisi de doğru gösterilmelidir.
Buluş birden fazla kişi tarafından birlikte yapılmışsa hak, aksi kararlaştırılmadıkça ortaklaşa doğar. Bu durumda başvuruyu kimin yapacağı, hakkın nasıl paylaşılacağı ve gelecekteki lisans gelirlerinin nasıl bölüşüleceği baştan yazılı olarak belirlenmelidir. Ortaklar arasında bu netleştirilmeden alınan patent, ticarileşme aşamasında kilitlenebilir.
Buluş bir işletmede çalışan tarafından, işin görülmesi sırasında ya da işletmenin araç ve imkânlarından yararlanılarak yapılmışsa çalışan buluşu hükümleri devreye girer. Bu durumda çalışanın buluşu işverene bildirme yükümlülüğü, işverenin hak talep etme süreleri ve çalışana ödenecek bedel kanunla düzenlenmiştir. Ar-Ge yürüten şirketlerin bu süreci yazılı bir iç prosedüre bağlaması, ileride doğabilecek hak tartışmalarını baştan önler.
Yabancı uyruklu kişi ve kuruluşlar da Türkiye'de patent başvurusu yapabilir. Türkiye'de yerleşik olmayan başvuru sahiplerinin işlemlerini sicile kayıtlı bir vekil aracılığıyla yürütmesi gerekir.
Patent başvurusu neden reddedilir?
Ret kararları genellikle tek bir dramatik sebepten değil, sürecin belirli noktalarındaki eksiklerden doğar. En sık karşılaşılan gerekçeler şunlardır:
- Yenilik eksikliği: buluşun aynısı ya da çok yakını daha önce yayımlanmıştır. Bu, başvuru sahibinin kendi önceki tanıtımı yüzünden de olabilir.
- Buluş basamağının karşılanmaması: çözüm, alanındaki bir uzman için mevcut bilgilerden aşikâr biçimde çıkarılabilmektedir.
- Kapsam dışı konu: başvuru, keşif, iş yöntemi ya da teknik katkı içermeyen yazılım niteliğindedir.
- Yetersiz açıklama: tarifname, buluşun uzman bir kişi tarafından uygulanabilmesi için gereken açıklığı taşımamaktadır.
- İstemlerin tarifnameyle desteklenmemesi: istemlerde talep edilen kapsam, tarifnamede anlatılandan geniştir.
- Buluş bütünlüğünün bulunmaması: tek başvuruda birbirinden bağımsız birden çok buluş talep edilmiştir.
- Süre kaçırma: kurum yazılarına ya da ücret ödemelerine süresinde cevap verilmemiştir.
Bu gerekçelerin çoğu, başvuru öncesinde önlenebilir niteliktedir. Yenilik araştırması ilk üç maddeyi büyük ölçüde bertaraf eder; dosyanın teknik dille yazılması dördüncü ve beşinci maddeyi kapatır; süreli takip ise sonuncusunu ortadan kaldırır. Ret kararı çoğu zaman buluşun zayıflığını değil, hazırlığın eksikliğini gösterir.
Olumsuz bir rapor almanın sürecin sonu olmadığını da eklemek gerekir. Araştırma raporunda gösterilen belgelere karşı görüş sunulabilir, istemler daraltılarak bilinen tekniğin dışına çıkarılabilir. Doğru yönetilen bir dosyada, ilk bakışta olumsuz görünen rapor sonrasında da tescil alınabilir.
Patent mi, ticari sır mı?
Her buluş için patent doğru araç değildir. Patent koruma verir ama karşılığında açıklama ister. Buluşunuzun tersine mühendislikle çözülmesi zorsa ve gizli tutulabiliyorsa, ticari sır olarak korumak bazı durumlarda daha akıllıcadır.
Karar verirken şu soruyu sormak yeterlidir: ürünü eline alan bir rakip, buluşu çözebilir mi? Cevap evetse gizlilik zaten korunamayacaktır; bu durumda patent almak, buluşu hem açıklayıp hem korumasız bırakmaktan iyidir. Cevap hayırsa, örneğin buluş bir üretim tesisi içinde kalan ve dışarıdan gözlenemeyen bir yöntemse, ticari sır seçeneği masada kalır.
Ticari sırrın zayıf noktası, üçüncü kişinin aynı çözümü bağımsız olarak bulmasına karşı hiçbir koruma sağlamamasıdır. Rakip aynı buluşu kendi başına geliştirir ve patentini alırsa, sizin yıllardır gizli yürüttüğünüz uygulama karşısında hak iddia edebilecek konuma gelir. Patentin ticari sırra göre en belirgin üstünlüğü budur: hakkı belgeye ve tarihe bağlar.
Patent tescilinin işletmeye somut faydaları
Patentin değeri çoğu zaman yalnızca hukuki koruma üzerinden anlatılır; oysa işletme açısından karşılıkları daha geniştir.
- Pazarda konum: koruma süresi boyunca buluşun ticari kullanımı hak sahibinin iznine bağlıdır. Bu, fiyat ve pazar payı üzerinde doğrudan etkilidir.
- Gelir kalemi: patent lisanslanarak düzenli gelire dönüştürülebilir; devredilerek satılabilir.
- Şirket değeri: patent, bilançoda gösterilebilen ve yatırımcı görüşmelerinde somut karşılığı olan bir varlıktır.
- Teşvik ve destekler: Ar-Ge ve inovasyon destek programlarının çoğunda tescilli sınai hak sahipliği değerlendirmeye alınır.
- Pazarlık gücü: rakiple karşılıklı ihlal iddiası doğduğunda, elinde patent bulunan taraf çapraz lisans görüşmesine güçlü girer.
- İhalelerde ve tedarik zincirinde tescilli hak, teknik yeterliliğin kanıtı olarak kullanılabilir.
Bu faydaların hiçbiri belgenin kendiliğinden getirdiği sonuçlar değildir. Patent, kullanıldığı ölçüde değer üretir. Alındıktan sonra çekmecede bekleyen bir belge, yıllık ücretleri ödendiği sürece hukuken ayakta kalır ama ticari olarak hiçbir karşılık üretmez.
Sık yapılan hatalar
- Başvurudan önce tanıtım yapmak: fuar, sosyal medya paylaşımı ya da basın haberi buluşun yeniliğini ortadan kaldırabilir.
- Yenilik araştırması yaptırmadan dosya açmak: benzeri bilinen bir buluş için harcanan emek ve ücret geri gelmez.
- Yöntem buluşunu faydalı modele sokmaya çalışmak: faydalı model yalnızca ürünleri korur.
- İstemleri gereğinden dar yazmak: rakip küçük bir değişiklikle korumanın dışına çıkar.
- Kurum yazılarına süresinde cevap vermemek: esasen kabul edilebilir bir başvuru usulden düşebilir.
- Yıllık ücret takibini ihmal etmek: koruma sessizce sona erer.
- Yurt dışı kararını 12 aylık pencereden sonraya bırakmak: öncelik hakkı kaybedilir.
Süreci kimin yürüteceği
Patent başvurusu, fikri mülkiyet hukuku ile teknik alanın kesiştiği bir iştir. Dosyanın hem buluşu doğru anlatması hem de hukuki olarak savunulabilir bir kapsam çizmesi gerekir. Bu nedenle başvurular, TÜRKPATENT siciline kayıtlı patent vekilleri ve ilgili teknik alandan uzmanlar tarafından hazırlanır.
Sistem Patent'te süreç, buluşun değerlendirilmesinden yurt dışı stratejisine kadar tek çatı altında yürütülür: başvuru öncesi yenilik araştırması, tarifname ve istem yazımı, kurum yazışmalarının takibi, yıllık harç hatırlatmaları ve ihlal ile itiraz yönetimi. Başvurunuzun her aşamasını E-Sistem üyelik panelinden anlık izleyebilir, evraklarınıza tek yerden ulaşabilirsiniz.
Buluşunuzun patentlenebilir olup olmadığından emin değilseniz, doğru başlangıç noktası dosya açmak değil değerlendirmedir. Buluşunuzu iletin, hangi koruma türünün uygun olduğunu ve yenilik durumunuzu birlikte inceleyelim.
Patent Tescili sürecinizde uzman desteği alın, doğru adımla başlayın.
Patent Tescili Hizmetimiz
