444 22 41
Sistem PatentSistem Patent
Menü
Tasarım Tescili

Logo veya Ürün Şekli İçin Hangi Sicile Başvurmalı: Tasarım Tescili mi Marka mı?

Bir logo ve bir ürün şişesi, endüstriyel tasarım belgesi ile marka belgesi olarak iki tescil yolu arasında gösteriliyor

Bir girişimci yeni tasarlanmış logosunu ve bu logoyu taşıyacak kıvrımlı şişeyi önümüze koyup basit gibi görünen bir soru soruyor: bunu tasarım olarak mı yoksa marka olarak mı tescil ettirelim? Dürüst cevap şu: aynı logo ve aynı şişe iki sistem için de uygun olabilir ve bu iki yol farklı şeyleri farklı sürelerle korur. Birini diğerine tercih etmek ya da her ikisine birden başvurmak, aslında rakibinizi tam olarak neyi yapmaktan alıkoymak istediğinizle ilgili bir karardır.

Türkiye, bir şeyin görünümü için iki ayrı sistem işletir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki endüstriyel tasarım koruması, ürünün görünümünü korur: çizgilerini, dış hatlarını, renklerini, biçimini, dokusunu ve süslemesini. Marka ise bir ürünün kimden geldiğini tüketiciye anlatan işareti korur. Logo bir işarettir. Ayırt edici bir şişe biçimi de, tüketici onu markanız olarak okumaya başladığında işaret hâline gelir. Yani tek bir grafik ya da tek bir üç boyutlu biçim, TÜRKPATENT (Türk Patent ve Marka Kurumu) nezdinde iki ayrı kapının önünde durabilir ve her kapı farklı bir hak verir.

Tasarım sicili bir şeyin nasıl göründüğünü, marka sicili neyi işaret ettiğini korur

Bu ayrım önemli, çünkü iki hak tamamen farklı sorularla sınanır. Tasarım başvurusu, görünümün yeni olup olmadığını ve ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığını sorar: bu tam görünüm daha önce kamuya sunulmuş mu ve bilgilenmiş kullanıcıda mevcut tasarımlardan farklı bir genel izlenim bırakıyor mu? Görünümün şirketinizle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğini sormaz. Tek bir müşteri görmeden, daha ilk gün yepyeni bir süsleme desenini tescil ettirebilirsiniz.

Marka bunun tam tersini sorar. Biçimin ya da grafiğin soyut olarak yeni olup olmadığıyla ilgilenmez. İşaretin, mallarınızı başkalarınınkinden ayırt edip edemediğine bakar. Sade, geometrik bir logo tasarım olarak gayet yeni olabilir ama marka işlevi görmek için fazla sıradan kalabilir. Bir ürün şekli ise çoğu zaman tüketicinin onu bir köken göstergesi olarak tanıdığını kanıtlamak zorundadır; bu da yıllarca süren tutarlı kullanımla aşılan yüksek bir eşiktir. İşte bu yüzden bir girişim, bir şekli genellikle hemen tasarım olarak tescil ettirebilir ama her zaman hemen marka olarak tescil ettiremez.

Hukuki testteki bu fark, neredeyse her şeyi belirler. İki hakkın neden farklı takvimlerde sona erdiğini, neden farklı rakip davranışlarını kapsadığını ve neden farklı biçimlerde başarısız olduğunu açıklar.

Biten on yıl ile sonsuza dek yenilenen koruma

En büyük pratik fark süredir. Türkiye'de bir endüstriyel tasarım, başvuru tarihinden itibaren beş yıl korunur ve beşer yıllık dönemler hâlinde, kesin bir üst sınır olan yirmi beş yıla kadar yenilenir. Bu sürenin sonunda tasarım kamuya mal olur ve görünümü herkes kopyalayabilir. Bu süre uzatılamaz.

Markanın böyle bir tavanı yoktur. On yıl sürer ve markayı kullandığınız ve yenileme ücretini ödediğiniz sürece, sınırsız sayıda on yıllık dönem için yenilenir. Aynı logoyu elli yıldır taşıyan bir marka, hâlâ canlı ve uygulanabilir bir marka hakkına sahiptir. Tasarım sicili bunu yapmak için kurulmadı. Taze görünümü belirli bir ticari pencere boyunca ödüllendirmek için kuruldu, bir marka simgesini süresiz kilitlemek için değil.

Ömrü boyunca kullanmayı düşündüğünüz bir logo için bu fark belirleyicidir. Tek başına bir tasarım tescili eninde sonunda dolar ve logoyu bir tanıtıcı olarak korumasız bırakır. Marka onu canlı tutar. Belirli bir modele ya da sezona bağlı bir ürün şekli içinse, sınırlı tasarım süresi tam da yeterli olabilir, çünkü ürünün kendisi yirmi beş yıl dolmadan çok önce yenilenecektir.

Logo veya Ürün Şekli İçin Hangi Sicile Başvurmalı: Tasarım Tescili mi Marka mı? gorseli

Her bir hak gerçekte neyi durdurmanızı sağlar

Kararın diğer yarısı kapsamdır. Tescilli bir tasarım, aynı görünüme sahip bir ürünü ya da bilgilenmiş kullanıcıda farklı bir genel izlenim bırakmayan bir görünümü kullanan herkese karşı hak verir. Görünümün doğrudan ve yakın kopyalanmasına karşı güçlüdür ve karıştırılma ihtimalini kanıtlamanızı gerektirmez. Bir rakip sizinkine benzeyen bir şişe çıkarırsa, tasarım hakkı buna doğrudan cevap verir.

Marka ise karıştırılma ve köken kavramı üzerinden işler. Aynı ya da benzer bir işareti, ilişkili mallar için, tüketicilerin iki ürünün aynı kaynaktan geldiğini düşünmesine yol açabilecek biçimde kullanan bir rakibi durdurmanızı sağlar. Erişimi, ham görsel biçimden çok, Nice sınıflandırması altında tescil ettirdiğiniz mal ve hizmetleri izler. Marka, tasarımın yetişemediği yere de uzanabilir: ürün tasarımı tümüyle farklı olsa bile ilişkili ürünlerde kullanılan benzer bir ada ya da logoya karşı, ve güçlü markalarda, itibarınızdan yararlanan ya da onu sulandıran kullanıma karşı.

Dolayısıyla ikisi farklı ihlalcileri yakalar. Ambalaj biçiminizi kopyalayıp üzerine kendi markasını koyan bir rakip, açık biçimde bir tasarım meselesidir ve ancak zayıf biçimde bir marka meselesidir. Logonuzu farklı görünen bir ürün üzerinde taklit eden bir rakip ise, tasarım hakkının dokunamayabileceği bir marka meselesidir. Varlığı her ikisiyle de korursanız iki açığı da kapatırsınız.

Bir logo ya da şekil gerçekten ikisine de uygun olduğunda

Her görsel varlık çifte başvuru için gerçek bir aday değildir; bu yüzden neyin aday olduğunu somutlaştırmak yararlı olur.

Şekilli bir logo

Bir tabelaya ve ambalaja koyduğunuz türden grafik bir logo, sizi tanıtmak için yapıldığından neredeyse her zaman marka olarak tescil edilebilir. Bir ürüne ya da onun süslemesine uygulandığında, örneğin bir nesnenin yüzey dekoru olarak, tasarım olarak da tescil edilebilir. Saf bir marka simgesi için yük taşıyan hak markadır; tasarım başvurusu ise ilk yıllarda süslemeye yönelik kopyalamaya karşı işe yarayabilecek bir tamamlayıcıdır.

Üç boyutlu bir ürün ya da ambalaj biçimi

Çifte başvurunun asıl değer kazandığı yer burasıdır. Ayırt edici bir şişe, bir kap, kendine özgü biçimlenmiş bir ürün: her biri yeni olduğu anda tasarım olarak tescil edilebilir ve tasarım hakkı, biçim henüz gençken ve arkasında hiçbir tüketici tanınırlığı yokken size anında, karıştırılma kanıtı gerektirmeyen bir koruma verir. Zamanla, tüketiciler biçimi markanız olarak okumaya başladıkça, aynı biçimi üç boyutlu marka olarak tescil ettirme zeminini hazırlar ve hiç sona ermeyen bir koruma elde edersiniz. Marka tarafında önemli bir sınır vardır: yalnızca ürünün teknik işlevinden doğan ya da biçimiyle ürüne esaslı değer katan bir şekil, marka olarak reddedilebilir. Tasarım sicili, işlevsel görünüme karşı daha hoşgörülüdür; bu da ikisinin neden birbirinin yerine geçmek yerine birbirini tamamladığının bir başka nedenidir.

Köklü markalar neden seçmek yerine ikisine birden başvurur

Birlikte okunduğunda iki hak bir bayrak yarışı oluşturur. Tasarım tescili, görünüm yeni ama bilinmezken, baştaki boşluğu kapatır ve itibarı kanıtlamaya gerek kalmadan ilk günden itibaren kopyalayıcılara karşı temiz bir hak verir. Marka ise uzun vadeyi devralır; aynı logoyu ya da şekli, marka yaşadığı sürece, tasarım korumasının çoktan sona ermiş olacağı günü çok aşarak bir köken göstergesi olarak korur. İkisine birden başvurmak gereksiz tekrar değildir. Bir ürünün ömrünün farklı evrelerinde zirveye ulaşan iki hakkı sıraya dizmektir.

Bu bayrak yarışının bir de zamanlama boyutu vardır. Tasarımın en güçlü olduğu an, ürün piyasaya çıkmadan hemen öncesidir; çünkü tasarım hakkı yeniliğe dayanır ve yeniliği öldüren en büyük tehlike, başvurudan önce yapılan kamuya açıklamadır. Biçimi bir fuarda, sosyal medyada ya da bir alıcıya gösterdiğiniz anda, sınırlı bir hoşgörü süresi dışında, kendi yeniliğinizi tüketmeye başlarsınız. Bu yüzden tasarım tarafında kural nettir: önce başvur, sonra göster. Marka tarafında ise mantık terstir. Bir şeklin marka olarak tescili çoğu zaman tanınırlık ister ve tanınırlık ancak kullanımla, yani biçimi piyasaya sürdükten sonra birikir. Yani aynı varlık için iki hak, takvimin iki ucundan çalışır: tasarım lansman öncesini, marka lansman sonrasını korur.

İki sicilin işleyiş hızı da farklıdır ve bu fark kararı pekiştirir. Endüstriyel tasarım başvurusu, esas itibarıyla görünümün şekli koşulları üzerinden incelenir ve görece hızlı ilerler; bu da yeni bir ürünü piyasaya sürmeden hemen önce hızlı bir koruma elde etmeyi kolaylaştırır. Marka süreci ise sınıf incelemesi ve yayına itiraz aşamasını içerir, dolayısıyla daha uzun bir yola yayılır. Aceleniz olan bir lansman varsa, tasarım çoğu zaman elinizdeki en hızlı korumadır; markayı ise daha uzun soluklu, kalıcı katmanı kurmak için onun yanına yerleştirirsiniz. Ücretler de iki sicilde ayrı kalemlerdir ve her yıl TÜRKPATENT tarafından belirlenir; bu nedenle çifte başvuruyu bir maliyet kalemi olarak değil, varlığın değerine göre ölçeklenen bir yatırım olarak görmek gerekir.

Doğru yaklaşım, alışkanlıkla değil, varlık bazında karar vermektir. Üzerinde göründüğü her üründen daha uzun ömürlü olması gereken bir logo için marka zorunludur, tasarım başvurusu ise erken dönemde isteğe bağlı bir kalkandır. İmza niteliğindeki bir biçim içinse, anında koruma için tasarımı şimdi tescil ettirin, tanınırlık gerçek hâle geldiğinde üzerine üç boyutlu bir marka ekleyin. Şu anda tek bir logoyu ya da ürün biçimini tartıyorsanız, ekiplerimiz bir başvuruya bütçe ayırmadan önce onu her iki sicilde haritalandırabilir: tasarım tescili ve marka tescili hizmetlerimizle, bir marka simgesine özel ele alma için ise logo tescili ile. Doğru cevap nadiren şu ya da bu sicildir. Hangisinin yükü taşıdığını ve ikincisini ne zaman devreye sokacağınızı bilmektir.