Tasarımı Başvurudan ve Lansmandan Önce Sicillerde Araştırın

İstanbul'da bir mobilya atölyesi yeni bir sandalye bitiriyor: konsol bir gövde, örme bir oturak ve kendine has bir kol kavisi. Ekip bununla gurur duyuyor, fotoğraflar bayilere gidiyor ve ön sipariş sayfası yayına alınıyor. İki hafta sonra bir distribütör bir ekran görüntüsü iletiyor. Başka bir firmaya ait, on sekiz ay önce yapılmış tescilli bir tasarım, neredeyse aynı silueti gösteriyor. Atölye hiçbir şey kopyalamadı. Yalnızca hiç bakmadı. Şimdi piyasada, başkasının hakkını ihlal ediyor olabilecek bir ürünü ve artık yeni sayılamayacak kendi tasarımı var.
İşte bir tasarım araştırması tam da bu senaryoyu önlemek için vardır ve aynı anda iki ayrı sorunu çözer. Birincisi kendi yeniliğinizdir: bir tasarım ancak yeni ve ayırt edici niteliğe sahipse tescil edilir; dolayısıyla başvuru yapmadan önce piyasada aynısının bulunup bulunmadığını bilmeniz gerekir. İkincisi ticari serbestliktir: kusursuz biçimde yeni bir tasarım bile, bir rakibin mevcut tesciline doğrudan girebilir ve işiniz ne kadar özgün hissettirirse hissettirsin sizi bir ihlal iddiasıyla karşı karşıya bırakır. Tek araştırma, iki soru. Çoğu kişi yalnızca birincisini düşünür ve ikincisi tarafından hazırlıksız yakalanır.
Yenilik araştırması ve ticari serbestlik iki ayrı sorudur
Bu ikisini ayrı tutmakta fayda var; çünkü aynı veri tabanlarına zıt nedenlerle bakarlar.
Bir yenilik araştırması şunu sorar: tasarımım ya da yalnızca önemsiz ayrıntılarda ondan farklılaşan bir tasarım, başvuru tarihimden önce kamuya sunulmuş mu? Bu, başvurunuzu korumakla ilgilidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca bir tasarım, ancak yeni olduğunda ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklı bir genel izlenim bıraktığında tescil edilebilir. Aynı bir tasarım hâlihazırda bir veri tabanında, bir bültende ya da bir vitrinde duruyorsa, tesciliniz ilk günden itibaren zayıftır. Herkes daha sonra TÜRKPATENT'ten (Türk Patent ve Marka Kurumu) tam olarak bu gerekçeyle tescili hükümsüz kılmasını isteyebilir.
Bir ticari serbestlik araştırması ise tam tersini sorar: ürünüm, başkasının zaten sahip olduğu bir tasarımı ihlal ediyor mu? Burada hedef, başka taraflara ait, yürürlükteki tescillerdir. Tasarımınız gerçekten yeni olabilir ve yine de bir rakibin elindeki tescilli bir tasarımla aynı genel izlenimi bırakabilir. Yenilik, tescil etme hakkınızı korur. Ticari serbestlik, satma hakkınızı korur. Birini temizlemek diğerini temizlemez.
İkisinin de lansmandan önce önemli olmasının nedeni zamanlamadır. Başvurudan önce fark edilen bir yenilik sorunu, bir itiraza dayanamayacak bir tescilin maliyetinden sizi kurtarır. Lansmandan önce fark edilen bir ticari serbestlik sorunu ise çok daha pahalı bir şeyden kurtarır: ürünün toplatılması, satılamayan stok ve kalıp yatırımına ve bir pazarlama kampanyasına bağlandıktan sonra gelen bir ihtarname.
İki kontrolün ispat yükü de farklıdır. Yenilik sorununda, tescilinizin hükümsüzlüğünü isteyen taraf, sizin tasarımınızdan önce kamuya sunulmuş aynı bir tasarımın varlığını göstermek zorundadır. Ticari serbestlik sorununda ise hak sahibi, ürününüzün kendi tescilli tasarımıyla aynı genel izlenimi bıraktığını ileri sürer ve bunun için bir kopyalama ispatına da ihtiyaç duymaz; tescilli tasarım hakkı, bağımsız olarak aynı sonuca ulaşmış olsanız bile size karşı işler. Bu ayrım, neden tek bir veri tabanına bakmanın yeterli olmadığını da açıklar: aradığınız tehdit, çoğu zaman sizin hiç haberdar olmadığınız, başka bir ülkede ya da başka bir katmanda yapılmış bir başvurudur.
Tescilli tasarımlar nerede bulunur: ulusal, AB ve Lahey
Türkiye'de sizi engelleyen bir tasarımın Türk tescili olması şart değildir. Üç katmanlı sicil Türk pazarına ulaşabilir ve bunlardan yalnızca birine bakan bir araştırma, yarım bir araştırmadır.
TÜRKPATENT nezdindeki ulusal sicil
İlk bakılacak yer Türk tasarım sicilinin kendisidir. TÜRKPATENT, tasarımları resmî bülteninde yayımlar ve çevrimiçi sorgu ekranı, tesciller ile başvurular için ulusal veri tabanını kontrol etmenize olanak tanır. Yerel rakiplerle doğrudan çatışmaların çoğu burada ortaya çıkar ve kendi başvurunuzun katılacağı sicil de budur.
EUIPO nezdindeki AB sicili
EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) tarafından yürütülen Topluluk tasarımları, tek bir tescille tüm Avrupa Birliği'ni kapsar. Bir Türk işletmesi için bunlar iki yönden önemlidir. Avrupa'ya ihracat yapıyorsanız, başkasının elindeki bir AB tasarımı orada satış yapmanın önünde doğrudan bir engeldir. Türkiye ile AB arasında bu kadar çok ürün dolaştığı için de bir AB tescili, siz bir sınırı geçmeden önce bile gerçekçi rekabet ortamının parçasıdır. EUIPO'nun DesignView aracı, onlarca ulusal ofisin tasarımlarını AB siciliyle birlikte tek yerde toplar ve bu da onu alana açılan tek pencereye en yakın seçenek hâline getirir.
Uluslararası katman: Lahey Sistemi
WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) tarafından işletilen Lahey Sistemi, bir hak sahibinin tek bir uluslararası başvuruyla birçok ülkede tasarım tescili almasını sağlar. Bir Lahey tescili; Türkiye'yi, Avrupa Birliği'ni ve uzun bir ülke listesini belirleyebilir. WIPO'nun Küresel Tasarım Veri Tabanı, bu uluslararası başvuruları aramanıza olanak tanır. Bunu atlamak, ulusal ofiste doğrudan hiç başvurulmadan pazarınızda korunan tasarımları kaçırmak demektir.

Buradaki pratik sonuç şudur: yalnızca ulusal bir kontrol yanıltıcı bir rahatlık verir. Bir tasarım, Türkiye'nin ulusal veri tabanında tescilsiz olabilir ve yine de bir AB tescili ya da bir Lahey belirlemesi yoluyla burada korunuyor olabilir. Üç katmanın hepsini kontrol etmek, hızlı bir bakışı gerçek bir araştırmaya dönüştüren şeydir.
Birebir eşleşme araması, araştırma değildir
Tasarım çatışmaları metinsel değil, görseldir. Aynı ürün adını aramıyorsunuz; bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki aynı genel izlenimi arıyorsunuz. Bu da tasarım araştırmasını, bir kutuya kelime yazmaktan daha zor kılar.
İki tasarım tamamen farklı başvuru numaraları, farklı ürün başlıkları ve farklı başvuru sahibi adları taşıyabilir ve yine de birbirine benzedikleri için çakışabilir. İşe yarayan bir araştırma, yalnızca düz tanım üzerinden değil, ürününüzün çevresindeki görsel alanın tamamı üzerinden ilerler. Uygulamada bu, birlikte yapılan birkaç şey demektir:
- Locarno sınıfına göre arama yapın; yani ürün türünün uluslararası sınıflandırmasına göre. Böylece bir rakibin başvurusunu nasıl adlandırdığına bağlı kalmak yerine kategorinin tamamını yakalarsınız.
- Başlıklara değil, görsellere bakın. Bir tescildeki çizimler ve görünümler neyin korunduğunu tanımlar; dolayısıyla önem taşıyan karşılaştırma siluet karşısında siluettir.
- Bilgilenmiş kullanıcının gözünü hesaba katın. Küçük kozmetik farklar nadiren farklı bir genel izlenim yaratır; bu nedenle yakın ama aynı olmayan bir tasarım yine de bir engel olabilir.
- Kalabalık bir alanda tasarımcının serbestliğini tartın. İşlevin biçimi sınırladığı yerde küçük farklar daha çok önem kazanır ve temizlik çıtası buna göre kayar.
Bir vekil firmanın yerini hak ettiği nokta da burasıdır. İki tasarımın aynı genel izlenimi bırakıp bırakmadığını okumak, bir piksel karşılaştırması değil hukuki bir değerlendirmedir ve bir uzmanın ya da bir mahkemenin daha sonra uygulayacağı değerlendirmenin tıpkısıdır. Bir sonuç listesi, ancak birisi hangi sonuçların gerçek risk hangilerinin gürültü olduğunu ayırt edebildiğinde işe yarar.
Görsel arama, sınıflandırmadaki bir başka inceliği de gerektirir. Aynı görünüm, ürünün kullanıldığı yere göre farklı Locarno sınıflarında karşınıza çıkabilir; örneğin bir desen, hem kumaşta hem ambalajda hem de bir kap üzerinde tescilli olabilir. Bu nedenle araştırmayı tek bir sınıfla sınırlamak, ürününüzü gerçekte engelleyen bir tescili gözden kaçırmaya açık kapı bırakır. İyi yürütülen bir araştırma, ürününüzün biçimini, üzerindeki deseni ve ait olduğu komşu ürün kategorilerini birlikte tarar ve elde edilen görünümleri kendi tasarımınızın çizimleriyle yan yana koyarak değerlendirir. Amaç, başvuru anında elinizde yalnızca bir liste değil, hangi tasarımların neden risk taşıdığına dair gerekçeli bir tablo bulunmasıdır.
Başvurudan önce arayın, lansmandan önce yeniden
En temiz yöntem, araştırmayı tek bir olay yerine iki kontrol noktası olarak ele almaktır.
İlk taramayı, değişiklikler hâlâ ucuzken, tasarım yönüne karar vermeden önce yapın. Neredeyse aynı bir tescil ortaya çıkarsa, herhangi bir kalıp yatırımına para girmeden çok önce biçimi ayarlayabilir, ayırt edici unsurları yeniden şekillendirebilir ya da farklı bir konsept seçebilirsiniz. Bu aşamadaki bir araştırma, hukuki olduğu kadar bir tasarım aracıdır da: size boş alanın nerede olduğunu söyler.
İkinci taramayı, son bir temizlik olarak, kamuya açık lansmandan ve başvurudan önce yapın. Pazarlar hareket eder ve altı aylık bir geliştirme döngüsüne başladığınızda var olmayan bir tescil, ürünü sevk ettiğinizde var olabilir. Bu tarama hem tasarımınızın tescil edilecek kadar hâlâ yeni olduğunu hem de yürürlükte hiçbir şeyin satışı engellemediğini doğrular. Açıklamayı bu ana kadar gizli tutmak da önemlidir; çünkü tasarımı erken yayımlamak ya da sergilemek, korumaya çalıştığınız yeniliği yok edebilir.
Alan temizlendikten sonra araştırma doğrudan başvuruyu besler. Kontrol ettiğiniz sınıflar, elediğiniz önceki tasarımlar ve ürününüzü ayırt eden unsurların hepsi daha güçlü bir başvurunun omurgası hâline gelir. Bu başvurunun nasıl işlediğini endüstriyel tasarım tescili sayfamızda, tek bir ürünün görünümünü korumanın pratik işleyişini ise tasarım tescili sayfamızda görebilirsiniz.
Bu yazının başındaki atölye, ilk önce bakmak dışında her şeyi doğru yaptı. O sandalye kamuya açılmadan önce ulusal, AB ve Lahey sicilleri üzerinde yapılacak bir araştırma, bir ihlal uyuşmazlığının maliyetinin çok küçük bir bölümüne mal olur ve tasarımın tescil edilebilir olup olmadığını da doğrulardı. Görünümü değerinin bir parçası olan bir ürünü piyasaya sürmeye hazırlanıyorsanız, mantıklı ilk adım düzgün bir temizlik, ardından bulgularına dayanan bir tasarım tescilidir.
Sizin İçin Derledik


