Merkezi Saldırı Tuzağı: Tek Bir İptal Tüm Madrid Portföyünüzü Nasıl Çökertir

Ankara'dan tek bir Madrid başvurusu yapan bir Türk üretici, bir yıl içinde on bir ihracat pazarında marka korumasına kavuşur. Temiz, hızlı, tek bir ücret kalemiyle ödenmiş bir koruma. Üç yıl sonra bir rakip, asıl Türk tescilini kullanmama gerekçesiyle iptal ettirir ve o on bir yabancı tescilin tamamı aynı gün onunla birlikte düşer. Marka sahibi yurt dışında hiçbir hata yapmamıştır. Yabancı markalar kullanılmış, yenilenmiş, savunulmuştur. Yine de yok olmuşlardır, çünkü olan biten ülke içinde olmuştur.
Buna merkezi saldırı denir ve Madrid Sistemi'nin en çok yanlış anlaşılan özelliğidir. Bir esas marka üzerine kurduğunuz uluslararası tescil, ilk beş yılında bağımsız değildir. Tıpkı daldaki meyve gibi o esas tescile asılıdır. Dalı kesin, meyve her yerden aynı anda yere düşer.
Uluslararası tesciliniz tam beş yıl boyunca esas markaya bağlıdır
Madrid Sistemi üzerinden başvuru yaptığınızda ayrı ulusal markalar tescil ettirmezsiniz. WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) nezdinde tek bir uluslararası tescil yaptırırsınız ve bu tescil bir esas markaya, yani kendi ülkenizde halihazırda sahip olduğunuz başvuru ya da tescile bağlanır. Türkiye'de yerleşik bir başvuru sahibi için bu esas marka TÜRKPATENT (Türk Patent ve Marka Kurumu) nezdinde bulunur.
Uluslararası tescil tarihinden itibaren sayılan beş yıl boyunca ikisi hukuken birbirine bağlıdır. Esas marka bu süre içinde geçerliliğini yitirirse, WIPO uluslararası tescili aynı ölçüde iptal etmek zorundadır. İptal, tek bir hamleyle belirlenen tüm ülkelere doğru yayılır. Uygulamacıların bu beş yıllık bağa bağımlılık süresi demesinin ve adına merkezi saldırı denmesinin nedeni budur: rakip sizinle on bir ayrı ülkede tek tek savaşmak yerine bir kez, tam merkezden vurur.
Beş yıl dolduğunda bağ kopar. O andan itibaren her ulusal belirleme kendi ayakları üzerinde durur ve Türk markasının başına gelen hiçbir şey sınırların ötesine uzanamaz. Tehlike tümüyle bu açılış penceresinin içinde yaşar.
İlk beş yılda esas markayı öldüren hemen her şey gerisini de aşağı çeker
Tuzağın geniş olmasının nedeni tetikleyicilerin geniş olmasıdır. Bağımlılık süresi içinde esas marka şu hallerde uluslararası tescili sakatlar:
- Madrid başvurusunu tescilli değil derdest bir başvuru üzerine yaptıysanız, esas markanın tescile dönüşmeden reddedilmesi ya da geri çekilmesi
- itiraz ya da mahkeme yoluyla iptali veya hükümsüz kılınması
- Türkiye'de kullanmama nedeniyle iptal edilmesi
- tamamen ya da bazı mal ve hizmetler bakımından gönüllü olarak terkedilmesi
- bazı sınıfların esas tescilden çıkarılacak şekilde daraltılması
Bunlardan ikisinin altını çizmek gerekir, çünkü marka sahipleri bunları çoğu zaman gelirken göremez. Birincisi, derdest başvuru üzerine başvuru yapmaktır. Madrid, henüz tescile dönüşmemiş bir esas başvuru üzerine uluslararası tescil kurmanıza izin verir ve bu sizi hızla bir başvuru tarihine ulaştırır. Ancak derdest bir başvuruyu raydan çıkarmak, tescilli bir markaya göre çok daha kolaydır. Türkiye'de o esas başvuruya karşı kazanılan bir itiraz, tüm uluslararası tescili de beraberinde götürür ve rakibin tek yapması gereken ülke içinde kazanmaktır.
İkincisi kısmi kayıptır. Merkezi saldırı ya hep ya hiç değildir. Türk tesciliniz örneğin 25. sınıf çıkarılacak biçimde daraltılırsa, uluslararası tescil belirlenen her ülkede 25. sınıfı kaybeder, ayakta kalan sınıflar ise yoluna devam eder. Markanızı tümden öldüremeyen bir rakip, yalnızca ülke içinde saldırarak ilgilendiği mal grubunu her yerden oyup çıkarabilir. Bu yüzden esas markanın kapsamı, yalnızca ülke içindeki bir mesele değil, tüm uluslararası portföyün dayanıklılığını belirleyen bir karardır.

Dönüştürme bir kurtuluş kapısıdır ve doksan günlük katı bir saati vardır
Merkezi saldırı tehlikelidir ama yolun sonu değildir. Madrid Protokolü, bağımlılık kuralı tam da bu kadar sert olduğu için bir kurtarma mekanizması içerir. Buna dönüştürme denir ve kaybedilen her yabancı belirlemeyi, asıl başvuru tarihinizi koruyarak o ülkede doğrudan bir ulusal başvuruya çevirmenize olanak tanır.
İşleyiş önemlidir. Esas marka düştüğü için uluslararası tescil iptal edildiğinde, bu iptalden itibaren üç ay içinde, korumayı sürdürmek istediğiniz herhangi bir belirlenmiş ülkede ulusal bir başvuru yapabilirsiniz. Bu ulusal başvuru, uluslararası tescil tarihinde ya da rüçhan tarihinde yapılmış gibi işlem görür. Sonradan ortaya çıkan üçüncü kişilere karşı sıradaki yerinizi kaybetmezsiniz. Bir tek ucuz ve merkezi hakkı, birden çok bağımsız ulusal hakka dönüştürürsünüz.
İşin püf noktası maliyet ve emektir. Dönüştürme, Madrid'i cazip kılan ekonomiyi tam da ortadan kaldırır. Artık uluslararası tescilin sizi kurtardığı yolu izleyerek, çoğu zaman yerel vekiller aracılığıyla ülke ülke başvurur ve ödeme yaparsınız. Markanız on bir ülkede belirlenmişse, dönüştürme doksan günlük bir süre içinde on bir ayrı ulusal başvuru anlamına gelebilir. Bu telafi edilebilir bir durumdur ama pahalıdır, yorucudur ve yalnızca pencere içinde harekete geçerseniz işe yarar. Üç ayı kaçırırsanız o ülkedeki koruma yalnızca yok olur.
Dönüştürme başvuru tarihinizi korur, bütçenizi değil. Bir cankurtaran sandalıdır, gemiyi yeniden inşa etmez. Karaya yine ulaşırsınız ama her koltuğun bedelini ödersiniz.
Riski saldırıya uğradıktan sonra değil, başvurudan önce azaltırsınız
Bağımlılık süresinden feragat edilemediği için gerçek koruma, başvuruyu en baştan nasıl kurguladığınızdadır. Başlangıçta verilen birkaç karar, beş yılın tamamı boyunca maruziyetinizi değiştirir.
Mümkün olduğunda Madrid'i tescilli bir marka üzerine kurun
Türk markanız zaten tescilliyse ve itiraza uğramamışsa, uluslararası tescili ham bir başvuru yerine bu tescilli hak üzerine kurmak en kolay saldırı hattını ortadan kaldırır. Türkiye'deki itiraz süresini çoktan atlatmış bir tescil, hâlâ böyle bir süreye açık olan bir başvurudan çok daha sağlam bir temeldir. Hız sizi derdest bir başvuru üzerine başvurmaya zorladığında, ülke içindeki itiraz süresini iç hukuka ilişkin bir ayrıntı değil, tüm portföye yönelik canlı bir risk olarak görün ve buna göre takip edin.
Esas markayı kullanmama saldırısına kapalı tutun
Kullanmama nedeniyle iptal, tümüyle sizin kontrolünüzdeki bir merkezi saldırı tetikleyicisidir. Türkiye'de tescilli bir marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmazsa, bu mal ve hizmetler bakımından iptal istemine açık hale gelir. Bağımlılık süresi de aynı uzunlukta olduğu için iki saat çoğu zaman üst üste işler: yurt dışında portföyünüzü kurarken, ülke içinde esas markanız tam da kullanmama saldırısının olgunlaştığı döneme girer. Uluslararası tescilin dayandığı sınıflarda Türk markasının ciddi ve belgelenmiş kullanımını sürdürün ki hiçbir rakip temelinizi bu gerekçeyle oyamasın. Faturalar, kataloglar ve ambalaj örnekleri, reklam harcamaları ve satış kayıtları gibi delilleri sınıf sınıf biriktirmek, ileride hem ülke içindeki bir iptal davasını hem de dolaylı olarak tüm yabancı portföyü savunmanın en ucuz yoludur.
Güçlü ülke içi haklar, temiz bir başvuru ve doğru kapsamda bir tescille başlar; özenli bir marka tescili sürecinin değeri tam da burada ortaya çıkar. Esas markanın mal ve hizmet listesi gerçek ticari faaliyetinizle örtüşmeli, ne kullanmadığınız sınıflarla şişirilmeli ne de ihracat planınızın gerektireceği sınıfları dışarıda bırakacak kadar dar tutulmalıdır. Çünkü uluslararası tescil, esas markanın kapsamından daha geniş olamaz; ülke içinde bir sınıfı hiç almadıysanız, Madrid yoluyla o sınıfı yurt dışında da koruyamazsınız. Esas markayı baştan doğru kurmak, hem merkezi saldırı yüzeyini daraltır hem de uluslararası korumanın ulaşabileceği sınırları belirler.
Can damarı pazarlarınız için Madrid ile doğrudan ulusal başvuruyu tartın
Madrid, genişlik için verimli olan yoldur. Ancak kaybetmeyi göze alamayacağınız bir iki pazar için doğrudan ulusal başvuru ilk günden bağımsızdır ve Türk markasının başına gelen hiçbir şeyden etkilenmez. Birçok Türk markası karma bir yöntem kullanır: geniş ayak izi için Madrid Protokolü üzerinden uluslararası marka, ayrıca ek maliyeti ve tam bağımsızlığı hak eden birkaç ülkede bağımsız ulusal marka tescilleri. Böylece bir merkezi saldırı en çok önem verdiğiniz pazarlara asla ulaşamaz.
Bağ geçicidir ama her şeyi ilk beş yıl belirler
Merkezi saldırı, başınıza gelene kadar uzak bir risk gibi görünür; geldiğindeyse bütünüyle yıkıcıdır. Mekanizma basittir: beş yıl boyunca uluslararası portföyünüz, altındaki Türk markası kadar güçlüdür, daha fazlası değil. Bu sürenin ardından portföy tek başına ayakta durur ve tehdit buharlaşır. Dolayısıyla iş, en başa yüklenir. Doğru esas markayı seçin, onu ciddi kullanımda tutun, hangi pazarların bağımsız ulusal korumayı hak ettiğine karar verin ve en kötüsü gerçekleşirse dönüştürmenin doksan günlük bir fitille var olduğunu bilin. Bir Türk markasının nerede korunması gerektiğini ve bu riske karşı başvuruların nasıl sıralanacağını planlıyorsanız, Madrid Protokolü başvuru ekibimiz portföyü, ülke içindeki tek bir iptalin tüm yapıyı çökertemeyeceği biçimde kurgulayabilir.
Sizin İçin Derledik


